20 Kasım 2017, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Bizi gariban buldunuz yargılıyorsunuz



Ergenekon Davası'nda son savunmasını yapan tutuklu sanık emekli Albay Dursun Çiçek, "İnternet andıcı yasal bir çalışma. Bu gizli çalışmanın Genelkurmay karargahından çıkartılarak savcılığa gönderilmesi bir askeri casusluk faaliyeti değil mi? Niye suç duyurusunda bulunmuyorsunuz? Size de, hukuka da direnen bir örgüt var. Bizi gariban buldunuz burada yargılıyorsunuz?" dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen 66'sı tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası'nın 307. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin yanında bulunan büyük salonda yapılan duruşmada CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Malatya İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, Gazeteci Tuncay Özkan ve eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 49 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler'in de aralarında bulunduğu 17 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı. Bu davadan tutuksuz, başka davadan tutuklu yargılanan Sami Hoştan ve Yalçın Küçük de duruşmada hazır bulundu.

"DAVA KONUSU İNTERNET SİTELERİ YASAL, KURUMSAL RESMİ SİTELERDİR"

Mütalaada ’Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenen emekli Albay Dursun Çiçek son savunmasını yaptı. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, "Avukatınız burada hazır son savunma yapmaya hazır mısınız?" sorusuna Çiçek, "Silivri'de yapılan duruşmaları yakından takip eden herkese ve dava arkadaşlarıma saygılar sunuyorum. Savunma yapmaya hazırım" diye cevap verdi. Dava konusu “İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesini hazırladığı iddia edilen emekli Albay Dursun Çiçek, suçlamalara ilişkin sadece beş cümlelik beyanda bulunacağını belirterek, "İrtica ile Mücadele Eylem Planı adı verilen kağıt parçası sahtedir. Belge altında bana ait olduğu iddia edilen imza ise taklittir. Bu iftirayı hazırlayanlar iftira çetesidir. Bize bu iftirayı 4 yıldır atan çetenin kimler olduğunu, hangi suçları işediklerini yasal delillerle anlatacağım" şeklinde konuştu.

"HAKKIMDA SORUŞTURMA YOK AMA DİNLEME KARARI ALINMIŞ"

Tutuklu sanık avukat Serdar Öztürk'ün bürosunda 4 Haziran 2009 tarihinde 'İrtica İle Mücadele Eylem Planı' belgesinin fotokopisinin bulunduğunun iddia edildiğini söyleyen Çiçek, "Bundan önce hakkımda soruşturma ve dava da yoktu. Hakkımda ise 9 Mart 2009 dinleme kararı verilmiş. Hakkımda soruşturma yok ama dinleme kararı alınmış. Dinleme teklifini yapanlar, bu iftira çetesinin üyesidir. Hakim de noter değildir. Yasadışı dinleme taleplerini reddetmesi gerekirdi. Reddetmemiş" ifadelerini kullandı. İftira çetesi tarafından hedef alındığını savunan Çiçek, bir gazetede İrtica ile Mücedele Eylem Planı'nın yayınlanmasının ardından 15 Haziran 2009 tarihinde askeri savcılığın hakkında soruşturma başlattığını anlattı. Çiçek, "Beşiktaş Adliyesi'nde bulunan savcılar 'Dursun Çiçek'i yollayın ifadesine başvuracağız' dedi. Ancak kurumum ifade vermeye beni göndermedi. Askeri savcılık açıklama yaptı 'Belge sahtedir' dedi, Genelkurmay Başkanı da aynı şeyi söyledi" şeklinde konuştu.

MAHKEME BAŞKANI UYARDI: SİZ SANIKSINIZ DURSUN BEY, SAVUNMA KAPSAMINDA KALIN

Çiçek’in savunması sırasında mahkemeye yönelik sarf ettiği bazı sözleri nedeniyle üye Hakim Fatih Mehmet Uslu,"Sayın Başkanım" diyerek Mahkeme Heyeti Başkanı Özese’ye doğru eğilip bir şeyler söylemek istedi. Bu sırada Dursun Çiçek de üye hakim Uslu'ya hitaben "Mahkeme Başkanına müdahale etmeyin" dedi. Sinirlendiği görülen Mahkeme Başkanı Özese "Siz müdahale etmeyin. Suç duyurusunda bulunabilecek şeyler söylüyorsunuz. Mahkemenin işleyişine karışmayın. Siz sanıksınız Dursun Bey, savunma kapsamında kalın" diye konuştu. Çiçek ise, “Hakkımızın yenmesine razı değiliz. 55 yaşına gelmişiz. Bu uğurda hukuk şehidi olmaya hazırız" şeklinde konuştu. Bu sırada Dursun çiçek'in kızı aynı zamanda avukatı İrem Çiçek de araya girerek söz istedi. Avukat Çiçek'e söz vermeyen ve yerine oturmasını isteyen Mahkeme Başkanı Özese, sanık Çiçek'e hitaben "Suç unusuru olan şeyler söylemeyin. Söylediklerinize dikkat edin" şeklinde uyarıda bulundu.

"BU MASUMUN HAKKINI KİM KORUYACAK?"

Dursun Çiçek, 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' belgesinde parmak izi olup olmadığının tespit edilmesine ilişkin 228 kez talepte bulunduğunu belirterek, "Ancak taleplerim 'Belge sakatlanır' gerekçesiyle reddedildi. Şayet bu belgeyi hazırladıysam üzerinde parmak izim varsa niye isteyeyim ki. İfadeye gittiğim 11 Kasım 2009’da savcı Zekeriya Öz belgeyi verdi. 12 Haziran’dan itibaren eldivenle geziyorum. Çantamda bulunan eldivenimi çıkararak elime taktım ve belgeye baktım. 'Bu imza benim değil, parmak izi yaptırın' dedim. Ancak bugün tarih 31 Mayıs 2013 hala parmak izi tespiti yapılmadı. Ben o gün çıplak elle belgeyi tutsaydım, belge üzerinde parmak izim olacak ve bu da aleyhimde kullanılabilecekti. Belge üzerinde 14 parmak izi var. Ancak bu parmak izinin kime ait olduğu tespit edilemiyor. Polise soruyoruz, "Parmak izinin kime ait olduğunu tespit edemedik' diyor. Uzaydan gelip parmak izini bırakıp uzaya mı gittiler. Bunu kim araştıracak Sayın Başkan. 4 yıldır tutukluyum. Bu masumun hakkını kim koruyacak. Hakkımızı nasıl arayacağız" diyerek yüksek sesle bağırdı. Mahkeme Başkanı ikinci kez Çiçek'i uyararak, "Dursun Bey, sakin bir şekilde savunmanızı yapın. Her söylediğinizi dinliyoruz" diye konuştu. Çiçek de , "4 yıldır aynı şeyi söylüyorsunuz. Bu kadar tezgah var. İftira çetesi var. Hala yargılanıyoruz" diye cevap verdi.

"BİZİ GARİBAN BULDUNUZ"

Dursun Çiçek, "Davada Genelkurmay Başkanı(İlker Başbuğ), Genelkurmay 2. Başkanı (Hasan Iğsız) ve daire başkanlarını 'örgüt üyeliği' ve 'Darbeye teşebbüsle' yargılayacaksınız. Sonra da 'Genelkurmayı, TSK’yı yargılamıyorum' diyeceksiniz. Eğer yargılanan örgüt Genelkurmay ise evet ben etkin çalışan bir üyesiyim. İftira çetesiyle nasıl mücadele edeceğiz Sayın Başkan. Mafyayı bulup tetikçi mi arayacağız?" diye sordu.

Çiçek, dava konusu internet siteleri ve andıca değinerek, "İnternet siteleri yasal, kurumsal resmi sitelerdir. İllegal siteler değildir. Bunlara illegal demek, ,Genelkurmay Başkanlığı’na illegal demektir. Genelkurmay ‘bunları biz kurduk, belki maksadını aşan şeyler olmuştur’ diyor. İnternet andıcı yasal bir çalışma, Genelkurmay Başkanlığı’nca hazırlanmış bir çalışma. Bu gizli çalışmanın Genelkurmay karargahından çıkartılarak savcılığa gönderilmesi bir askeri casusluk faaliyeti değil mi? Niye suç duyurusunda bulunmuyorsunuz. Size de, hukuka da direnen bir örgüt var. Bizi gariban buldunuz burada yargılıyorsunuz" diye konuştu.

31 Mayıs 2013
Yazdır   |   Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
112 ekibine silahlı tehdit
Şiddeti 7,0
Başörtülü genç kıza saldırı
Vahşet, işkence, taciz, tecavüz
Ölmedi, öldürüldü...
Seri katil Buca'da görüldü
Patron olayım derken, paranızdan olmayın
İzmir'de korsan otoparkçılara hapis istemi
'Medya kriz planı' hazırlanmalı
Direnişten anladıkları masumları öldürmek
"Bunu yapan insan olamaz!"
İzmir'de üniversite bahçesine bomba atıldı
İzmir'de konsomatris operasyonu
O bildiriye imza atan hocaya destek yok
İzmir Metro'da faciadan dönüldü
Buca zabıtasından 'pazar' mesaisi
İzmir'de terör operasyonu
İzmir'de terör operasyonu
İzmir'de askeri araç kaza yaptı, 12 yaralı var
İTO da "kardeşlik" yürüyüşüne katılacak
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir