14 Aralık 2017, Perşembe Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Bu Tayyip Erdoğan değişmez



Grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Son iki haftadır Türkiye başta İstanbul olmak üzere Ankara ve İzmir değişik şehirlerimizde çok farklı boyutlarda katmanlarda bir kısım gösterilere sahne oldu. Taksim’in yayalaştırma projesi kapsamında, Gezi Parkı’ndaki birkaç ağacın sökülmesi ve taşınmasında başlayan gösteriler amaç değiştirerek ilk çıktığı andan çok daha farklı bir noktaya ulaştı. Bu süreçte tekrarladığım bir hususu vurgulamakta fayda görüyorum. AK Parti olarak hadiseleri okumak, analiz etmek, iyi değerlendirmek konusunda her zaman çok büyük hassasiyet içinde olduk. Gerek sandık sonuçlarını, anket sonuçlarını doğru okuyarak bugünlere ulaştık. Şuraya dikkatinizi çekiyorum. Sandıktan çıkan sonuçlar tartışmasız zaferi işaret ettiğinde kendimizi mağrurların yerine değil kaybetmişlerin yerine koyduk. 2009 mahalli seçimlerinde olduğu gibi sandıktan çıkan sonuçlar, zafere işaret etse de, netice istediğimiz gibi olmadığında süreci en küçük detayına kadar da analiz ettik. Nerede yanlış yaptığımızı tüm boyutlarıyla değerlendirdik. 12 Haziran seçim sonrasında seçim sonuçlarını analiz ettik. Bize oy vermeyen kitleyi de anlamaya çalıştık. Sadece sandık sonuçları değil, her toplumsal olaya böyle bir hassasiyetle yaklaştık” diye konuştu.

“KENDİMİZİ YÜZDE 100’ÜN İKTİDARI OLARAK GÖRDÜK”

“Farklı etnik grupların, inanç grupların meselesine böyle bir hassasiyetle yaklaştık. Biliyorduk ki biz şu anda devlet yöneticisi olarak mal güvenliğini can güvenliğini nesil güvenliğini inanç güvenliğini sağlamak durumundayız. Bunlar bizim asli görevlerimizdir” diye devam eden Erdoğan, “Cumhuriyet mitinglerini dahi hedefini, gayesini bildiğimiz halde acaba göremediğimiz farklı bir boyutu var mı diyerek dikkatli şekilde değerlendirdik. Biz farklı toplum kesimleriyle inatlaşan bir parti olmadık. Yüzde 50’nin oyuyla da iktidara gelmiş olsak, kendimizi yüzde 100’ün iktidarı olarak gördük. Daima kucaklayıcı bir dil kullandık. Yola çıkarken etnik, bölgesel, dinsel milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldığımızı söyledik” ifadelerini kullandı.

“NE TALEP ETTİKLERİ BELLİ Mİ ?”

Gezi Parkı olaylarını değerlendiren Erdoğan, “Son iki haftadır devam eden olayları elbette her boyutuyla analiz ediyoruz. İnsanımızı bu gösterilere sevk eden saiklerin neler olduğunu, sokağın ne dediğini, bazı gençlerin neden bu tepkiyi verdiğini tabii ki araştırıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiç kimseyle hiçbir kesimle onların hassasiyetlerini kulak tıkayarak bir kenara itmedik ve itmeyeceğiz. Meşru taleplere, demokratik hak taleplerine bugüne kadar nasıl dikkatle kulak verdiysek bundan sonra da anlamaya devam edeceğiz. Ancak ben bütün bu olaylara baktığım zaman, bilmiyorum bizim göremediğimiz anlayamadığımız acaba ne istedikleri belli mi? Ne talep ettikleri belli mi? Sizler böyle bir şey anlayabildiniz mi? Bütün bunları yaparken sapla samanın birbirine karıştırılmasına kusura bakmasınlar izin vermeyeceğiz, veremeyiz” dedi.

“İLLEGAL PAÇAVRALAR DEVLETİN KURUMLARINA ASILMIŞTIR”

Erdoğan, “İllegal paçavralar devletin kurumlarına asılmıştır. Bunların karşısında biz konuşunca ‘Başbakan Erdoğan sert konuştu’ oluyor” dedi. Başbakan Erdoğan, terör örgütü paçavralarını meydandan ve AKM’den indiren polise teşekkür etti. Başbakan Erdoğan, ne kimseye dayatma yapacaklarını, ne de dayatmalara eyvallah diyeceklerini ifade ederek, "Çevre hassasiyeti daha farklı eylemlere ve amaçlara bir paravan işlevi taşımış, demokratik bir yönetime karşı illegal bir başkaldırıyı maskeleme görevi görmüştür" dedi.

 "Yüzde 50’nin oyuyla da iktidara gelmiş olsak da kendimizi her zaman yüzde 100’ün iktidarı olarak gördük" diye konuşan Erdoğan, her zaman kucaklayıcı bir dil kullandıklarını, Türkiye’de asla etnik, dinsel, bölgesel ayrımcılık yapılamayacağını söylediklerini ifade etti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Batı ne gördüyse Doğu’da, Güneydoğu’da aynısını görecek dedik. 81 vilayetin tamamına eşit mesafede olduğumuzu söyledik. 76 milyonu bir ve beraber olarak tanımlayan millet kavramı bizim konuşmalarımızda en fazla zikrettiğimiz kavramdır. Son iki haftadır devam eden olayları her boyutuyla değerlendiriyoruz. Bazı gençlerin neden bu tepkiyi verdiğini en ince detayına kadar araştırıyor, tabloyu sağlıklı olarak belirlemeye çalışıyoruz. Onların hassasiyetlerine kulak tıkamadık. Bütün bunları yaparken sapla samanın birbirine karıştırılmasına, meselenin bağlamından koparılmasına izin vermeyeceğiz. Farklı zeminlerde farklı hesaplaşmalar içine girenlere karşı bundan sonra da dirayetli bir duruş sergileyeceğiz. Biz ne kimseye dayatma yaparız, ne de kimsenin dayatmasına eyvallah ederiz. Son iki haftadaki olayları tek katmanlı, tek boyutlu olaylar olarak görmüyoruz. Burada bir itirazın yükselmesi ilk anlarda yanlış bilgilendirmenin, özellikle de siyasi istismarın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Taksim’de yapılan Taksim’in yayalaştırılması kapsamında bazı ağaçların sökülüp başka bir yere taşınmasından ibarettir. Belediye Meclisi’nde CHP’li üyelerin onayıyla çıkan bir projedir. Bunlar şimdi onaylarını da inkar ederler."

"KAMU BİNALARININ YAKILMASI, ÇEVRE KATLİAMI DEĞİL Mİ?"

"Çevre sadece yeşil bir ağaçtan ibaret mi? Kamu binalarının yıkılması, çiçek saksılarının yıkılması, araçların yakılması çevre katliamı değil mi?" diye konuşan Erdoğan, çevre hassasiyeti bahanesiyle çıkan olayların arkasında 4 cansız beden bıraktığını söyledi. Araç kornalarıyla, tencere tava sesleriyle evlerinde gece yarıları insanların rahatsız edildiğini, büyük bir gürültü kirliliğine neden olunduğunu belirten Erdoğan, hava kirliliğinin de, görüntü kirliliğinin de çevreye karşı bir tavır olduğunun bilinmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Türkiye ekonomisi doğrudan doğruya hedef alınmıştır. İçerisi ve dışarısının dayanışmasıyla bunlar devreye sokulmuştur. Uluslararası çevreler sistematik olarak yanlış bilgilendirilmiş, Türkiye’ye yönelik bir kampanya yürütülmüştür" dedi.

"YÜZDE 95’İ GEZİ PARKI’NI BİLMEZ"

Erdoğan, Gezi Parkı eylemlerinin arkasına sığınılarak gerçekleştirilen şiddet eylemlerine işaret ederek, "Buraya gelenlerin yüzde 95’i bu olaylardan önce Gezi Parkı nerededir diye sorsanız adresini bilmezler. Buralar benim doğup büyüdüğüm yerler. Çok iyi bilirim. Artık öyle yerler vardır ki ağaçlar ağaç sökme makineleriyle sökülür, bir başka yerde bunlar dikilir. Buna mani bir hal varmış gibi bunu göstermek sandıkta çıkamayanların kendilerine alternatif yol arama gayretidir. Çevre hassasiyeti daha farklı eylemlere ve amaçlara bir paravan işlevi taşımış, demokratik bir yönetime karşı illegal bir başkaldırıyı maskeleme görevi görmüştür. Bunlar hukuk içinde mi, yasal çerçevede mi yapılmıştır. Beşiktaş’ta Başbakanlık ofisine şiddet kullanarak saldıran kitleler hem Taksim Gezi Parkı bahanesinin arkasına saklanmıştır. Şu anda Dolmabahçe’de, Başbakanlık ofisinin olduğu o caddede bir tane yaya kaldırımında kilit taşı kalmamıştır. Bu çevre katliamı değil midir. Güçleri yetse inanın o dev çınarları yıkarlardı ama o dev çınarlar yıkılmaya müsait değil de onun için onları yıkamadılar" ifadelerini kullandı. Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı olaylarının Türkiye ekonomisini doğrudan hedef aldığını belirterek, "Taksim’de eylem yapanlar; Türkiye ekonomisine, Türkiye turizmine, Türkiye yatırım ortamına kastedenler tarafından kullanılıyorlar" dedi.

 Son iki haftadır İstanbul, Ankara ve İzmir’de farklı katmanlarda bir kısım gösteriler olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, Taksim Gezi Parkı’ndaki gösterilerin amaç değiştirerek farklı bir boyuta ulaştığını anlattı. AK Parti seçimden zaferle çıktığında kutlama için partililerin sokaklara dökülmesine dahi müsaade etmediklerini anlatan Başbakan Erdoğan, "Sandıktan çıkan sonuçlar tartışmasız bir zaferi de işaret ettiğinde kendimizi mağrurların, muzafferlerin değil kaybetmişlerin yerine koyduk. Meydanlara caddelere teşkilatlarımızın konuşmasına müsaade dahi etmedik. 2009 mahalli seçimlerinde olduğu gibi sandıktan çıkan sonuçlar kesim bir zafere de işaret etse, netice istediğimiz gibi olmadığında bütün detaylarıyla analiz ettik" diye konuştu. Cumhuriyet mitinglerine işaret eden Erdoğan, "Cumhuriyet mitinglerinin özünü bildiğimiz, hedefini, gayesini bildiğimiz halde ’acaba göremediğimiz farklı bir boyutu var mıdır’ diye son derece dikkatli şekilde analiz ettik" şeklinde konuştu.

“ACABA NE İSTEDİKLERİ BELLİ Mİ ?”

"Biz farklı toplum kesimleriyle inatlaşan bir parti asla olmadık, asla da olmayacağız" diyen Başbakan Erdoğan, daima kucaklayıcı bir dil kullandıklarını söyledi. Taksim Gezi Parkı protestolarını detaylı bir şekilde incelediklerini anlatan Başbakan Erdoğan, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiç kimseyle, hiçbir kesimle onların hassasiyetlerini kulak tıkayarak bir kenara itmedik ve itmeyeceğiz. Meşru talepleri, demokratik hak taleplerini bugüne kadar nasıl dikkatle kulak verdiysek, bundan sonra da yine dinlemeye, anlamaya, empati kurmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Taksim Gezi Parkı protestocuları için "Acaba ne istedikleri belli mi, ne talep ettikleri belli mi?" diye soran Başbakan Erdoğan, protestolar çerçevesinde meseleyi özünden uzaklaştıranlara izin vermeyeceklerini belirtti.

"Farklı zeminlerde farklı hesaplaşmalar içine girenlere karşı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dirayetli bir duruş sergileyeceğiz" diyen Başbakan Erdoğan, "Siyaset mühendisliği girişimleriyle nasıl baş ettiysek onlara karşı nasıl dik durduysak bundan sonra da milletin hassasiyetini aynı şekilde korumaya devam edeceğiz. Biz ne kimseye dayatma yaparız, ne de kimsenin dayatmasına eyvallah ederiz" dedi. Taksim Gezi Parkı’ndaki durumun sadece ağaçların bir başka yere taşınmasından ibaret olduğuna vurgu yapan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki oylamada CHP’li üyelerin de bu düzenlemeye onay verdiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, daha sonra CHP’nin kendi onayını inkar ettiğini ifade etti. Erdoğan CHP’nin bu tavrı içinse "Akşam başka, sabah başka" yorumunu yaptı.

Başbakan Erdoğan, Taksim Gezi Parkı protestocularına bazı sorular da yöneltti. "Çevre sadece yeşil bir ağaçtan ibaret midir?" diye soran Başbakan Erdoğan, eyleme katılanların ağaçları söktüklerini, otobüsleri yaktıklarını, bunun da çevreye bir zarar olduğunu anlattı. Erdoğan, "İki haftadır yaşanan olayları çevre hassasiyetiyle izah etmek mümkün değildir" diyerek, "Bir kere çevre hassasiyeti diye başlatılan olaylar bugün maalesef arkasında 4 cansız beden bırakmıştır" diye konuştu. Erdoğan, "Bize çevrecilik dersi vermeye kalkanlar, hava kirliliğinin de, gürültü kirliliğinin de, görüntü kirliliğinin de çevreye karşı bir tavır olduğunu da bilmeleri gerekir" dedi.

"BUNA SERTLİK DİYORSANIZ, KUSURA BAKMAYIN BU TAYYİP ERDOĞAN DEĞİŞMEZ"

Başbakan Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde ise Gezi Parkı protestolarıyla başlayan olaylar sonrasındaki ekonominin durumuna değindi. Yaşanan olaylar için "Türkiye ekonomisi doğrudan doğruya hedef alınmıştır" diyen Başbakan Erdoğan, protestoların sistemli bir projeyle devreye sokulduğuna dikkat çekti. İçerideki ve dışarıdakilerin dayanışmasıyla olayların büyütüldüğünü anlatan Başbakan Erdoğan, uluslararası bazı kuruluşların desteğiyle olayların farklı bir boyut kazandığını dile getirdi. Bu protestoları demokratik bir hak arama mücadelesi olarak görmenin mümkün olamayacağını söyleyen Erdoğan, "Şu anda Taksim Gezi Parkı’ndaki eylemlerle diğer gösteriler arasına bir çizgi çekme çabası olduğunu görüyoruz. Bir kere bu hataya kimse düşmesin. Taksim Gezi Parkı’ndaki eylemler masum, demokratik, çevreci eylemler olarak yansıtılırken; şiddet sergilenen gösterilerin bu eylemlerle ilgisi olmadığı vurgulanıyor. Durum hiç öyle değil kusura bakmasınlar. Türkiye’ye, Türkiye ekonomisine, Türkiye’nin uluslararası gücüne ve demokrasimize yönelik eylemler burada fitili ateşlenen eylemlerden dolayı bu boyuta ulaşmıştır" şeklinde konuştu.

Gezi Parkı eylemleri için "Bunlar Allah aşkına soruyorum hukuk içinde mi yapılmıştır, yasal çerçevede mi yapılmıştır?" diye soran Başbakan Erdoğan, Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nin bulunduğu caddenin yaya kaldırımlarında bir tane bile kilit taşının kalmadığını söyledi. Eylemcilerin orada çevreye zarar verdiklerini belirten Erdoğan, "Bu çevre katliamı değil mi? Güçleri yetse inanın dev çınarları yıkarlardı. Ama o dev çınarlar yıkılmaya müsait değildi de onlar yıkamadı" dedi.

Ankara’daki vandalların ise Taksim Gezi Parkı’ndan ilham aldıklarını ve Ankara’da Türk bayrağı yaktıklarını ifade eden Erdoğan, "Diyorlar ki, ’Başbakan geriyor, Başbakan sert’. Ne olacaktı? Yani biz hala bunların önünde diz çöküp ne olur şu Atatürk Kültür Merkezi’nden şu paçavraları indirin mi diyeceğiz? Şu terör örgütü mensuplarının posterlerini indirin mi diyeceğiz? Zaten burada güvenlik güçlerimizin başta bu işe müsaade etmemesi gerekirdi. Yahu kamu kurumunun içine bunlar nasıl sokulur, çatıya bunlar nasıl çıkarılır?" diye sordu.

Erdoğan, "Bunların karşısında biz konuşunca ’Başbakan sert konuşuyor’. Eğer buna sertlik diyorsanız kusura bakmayın, bu Tayyip Erdoğan değişmez" diye konuştu. Sabah saatlerinde Taksim meydanına emniyet tarafından gerçekleştirilen müdahaleyi de hatırlatan Erdoğan bu müdahale sayesinde Atatürk Kültür Merkezi üzerindeki yasadışı bayrakların ve meydandaki anıtın üzerindeki flamaların temizlendiğini söyledi. Emniyet teşkilatına ve Vali’ye teşekkür eden Tayyip Erdoğan, "Kusura bakmasınlar Gezi Parkı, adı üzerinde gezi parkıdır, işgal alanı değildir" dedi.

"PROTESTOLARIN ASIL AMACI, ÇIKARILMAK İSTENEN KAOSU GÖLGELEMEK"

Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı protestoların asıl amacına da değindi. "Taksim Gezi Parkı’ndaki gösteriler Türkiye genelinde arkasında ölüm bırakan şiddet eylemlerinin meşru görünümlü kılıfından, ambalajından başka hiçbir şey değildir" diyen Erdoğan, "Taksim Gezi Parkı’ndaki gösterilerin asıl amacı, asıl hedefi, asıl çıkarılmak istenen kaosu gölgelemek için kullanılan eylemlerdir" diye konuştu. Gezi Parkı eylemleriyle aslında Türkiye’de büyük bir oyun oynanmak istediğine vurgu yapan Erdoğan, "Bu ülkenin Başbakanı olarak sesleniyorum. Bu eylemler çok açık bazı sermaye grupları, bazı faiz lobileri, medya organları tarafından kullanılmıştır. Taksim’de eylem yapanlar Türkiye ekonomisine, Türkiye turizmine, Türkiye yatırım ortamına kastedenler tarafından kullanılıyorlar" şeklinde konuştu. Protestoların artık bitmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "Onların oradan çekilmelerini istiyorum ve bir Başbakanları olarak onlardan bunu bekliyorum" dedi.

11 Haziran 2013
Yazdır   |   Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
Kaya: Kocaoğlu aymazlık içinde
Kocaoğlu'ndan ilçe belediyesine tepki
Katar'a ablukayı İzmir ile kırdık
Dostları olan zengindir
Demokrasi tek yol
15 Temmuz şehitlerinin isimleri gökyüzünde
15 Temmuz'u Batı'ya anlatıyoruz
Vahşet, işkence, taciz, tecavüz
Ölmedi, öldürüldü...
İlluminati nedir?
CHP darbeyi biliyordu
TSYD İzmir Başkanı'ndan açıklama
Yeşil sahadan sanal dünyaya
Avrupa Türkiye'ye teşekkür etmeli
İzmir'de 1 Mayıs coşkusu
Mimarlardan Büyükşehir'e sert eleştiri
İzmir'e 100 milyon avro gelecek
Kandil'deki iğrençliklerin belgesi
YGS öncesi altın kurallar
Yaşar'dan 'Rusya krizi' reçetesi
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir