6 Temmuz 2020, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

KORONACI

Dilimiz, kültürümüz zengin ve çok da çabuk değişen şartlara göre pozisyon alıp, kendini güncelliyor.

İslamcı, Türkçü, batıcı, sağcı, solcu, eyyamcı, şucu, bucudan sonra bir de koronacı kelimesi giriverdi.

İlletin pençesine düşmüş, hasta, tedavi sürecinde görevli sağlık personeli veya şüpheli gibi olanlar için değil tamamen bu illeti fırsata çevirip, ondan bir güzel faydalanan kesim için dillendirilen bir kelime koronacı. Koltuğunu korumak isteyen makam sahipleri, düşen oylarını arttırmak isteyen siyasiler, ekonomik yönden açmaza giren iş dünyasının uyanıkları için bundan iyi bir fırsat olabilir miydi? Kullan, kullanabildiğin kadar!

Emsali bile görülmemiş, hiçbir şeyle mukayese bile edilemeyecek kadar tarihi bir fırsat değil de nedir ki bu korona? Onlar pozisyon alırlarken bize de koronacı demek düşüyor doğal olarak onlara.

İşinle ilgili hiçbir başarın olmasın, her türlü yanlışı yap ama milletin hassasiyetinin zirve yaptığı bir anda çıkıp sosyal medya fenomenleri gibi biraz ajitasyon, biraz duygu istismarlığı ile bütün kaybolan gücünü eskisinden daha sağlam duruma yükselt.

Elinde kalan, yanlış yatırım yapıp satın aldığın onca mamülü, koronaya deva olarak parlatarak sür piyasaya.

Aslında istifa edecekmiş de, durumları görüyormuşuz da, Allah bile onun kenara çekilmesine razı olmuyormuş da, aslında çok yorulmuş da… falan da filanlar için Allah aşkına; Sizi gidi koronacılar sizi demenin ötesinde söylenecek ne geliyor ki dilinize?

Günlerdir sosyal mesafe konuşuluyor her yerde. İşyerlerinin, kurumların mesai saatleri, esnek çalışmayla ilgili onca düzenleme falan yapıladursun; ekmek, su, ilaç gibi ürünler dışında neredeyse bütün satışlara ilişkin onca düzenlemelere kafa yorulsun ama zincir marketlerden halen sanki hiç bu krizler yaşanmamış gibi fırsat ürünleri diye haftanın belirli günlerinde insanları mağaza önünde kuyruklara sokacak kampanyalar. Cuma günleri, üç beş kuruş ucuza tencere, tava, kulaklık, oyuncak satma pahasına bir çuval incirin içine edercesine insanları kullananlara koronacı demeyeceğiz de ne diyeceğiz ki? İnanın şu satırları bile, sırf bu amaçla kaleme almaktan hicap duyacak kadar üzülen birisi için, bu başlıkta bile bir yazının ne kadar zül olduğunu anlatmama kelimelerim kâfi gelmiyor.

Neticede şu fakir bile her şeyi bırakıp korona konulu yazılar yazmaya başladıysa gerisini siz düşünün!

Evde kal, sokağa çıkma, sosyal mesafe, maske kullanımı gibi uygulamalara maalesef eğitimli, duyarlı kesimin katkısı fazla olmakla beraber cehalet, cüretkâr şekilde cirit atıyor ortalıklarda. Tabiri caizse yüz kişinin uyduğu kuralları bir cahil sorumsuz çıkıp bozabiliyor ve kendiyle beraber bütün toplumu da riske atıyor.

Birçoğumuz da bunları görüp sessiz ve tepkisiz kalıyoruz.

Eczacı uysun, sağlıkçı uysun ama esnaf, simitçi, gazozcu uymasın kurallara!

Onlar cesur, gözükara diğerleri korkak! Aynı gemide yaşamıyor, aynı havayı solumuyoruz sanki. Uyardığında da: “Abi cahil ya” veya ” müşteri işte ne yapacaksın ki” türünden mırıldanmalar.

Zaten yazılarımın çoğunda hep uygulayıcılara verip veriştiririm. Ülke neredeyse bir mevzuat çöplüğüne dönüştü, mevzuat enflasyonu var ama nerede bu uygulayıcılar derken başımıza bir de bu korona illeti ve korona mevzuatı çıkmasın mı?

Zaten sorunumuz yasa çıkarmakta, mevzuat üretmekte falan değil, iş üretmekte!

Sağımız solumuz uygulanamayan, uygulayıcı bekleyen mevzuatla doluyken bir de korona mevzuatları ve koronacılar çıktı ya artık akıbetimiz hayrolsun.

Düzgün uygulanmayan her yeni mevzuatın hep yeni fırsatçılara ön açtığı bilinirken korona ile ilgili düzenlemelerin de yeni fırsatçılara ön açacağını unutmamak gerekiyor.

Bu kriz, yeni bir dünyanın hem yaşam biçimi hem de savaş biçimleri hakkında aslında müthiş ipuçları veriyor bize. Yaşam biçimlerimizi sorgulayıp bütünüyle değiştirmemiz gereken çok yönümüz var. Artık birbirimize karşı daha sorumlu, daha duyarlı olmamız gereken bir dünyaya doğru ilerliyoruz. Nemelazımcılığımızı bir tarafa bırakarak daha birbirimize sokulacağımız zamanların habercisi bu sosyal mesafeler. Bireyselleşerek, bencilleşerek, sırça köşklerimize çekilerek yeni dünyanın saldırılarına karşı kendimizi koruyamayacağımız anlaşılmıştır. Dünyaya sağırlaşarak tepkisiz kalmanın yeni dünya düzeninde yerinin olmayacağı aşikârdır.

Susa susa sustukça, sıra maalesef bize de geldi! Son zamanlarda başımıza ne geldiyse bu tepkisizliğimizden gelmedi mi?

Yanlışı gördü mü müdahale et! Ama elinle ama dilinle. Uyarıp kötü olmasan bile gerekli makamlara bildir. Sıkça karşılaştığımız: bildirmene rağmen iş çıkmıyorsa da takipçisi ol ve sonuna kadar git.

Bir virüs yüzünden hiç yolunda ölmektense hiç olmazsa git, ‘Adam’ gibi öl!

Sözüm bir de klavye başında Müslüman geçinen gafillere:

Merhum Akif’in dizeleriyle seslenelim.

“İnmemiştir hele Kur’an, bunu hakkıyla bilin

Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için”

İslam, bir yaşam biçimidir.

Haksızlığa, zulme razı olmamayla beraber bir ahlak dinidir.

Lüt Kavminin, ahlaksızlık yapanlar yanında onlara seyirci kalanlar yüzünden de helak olduğunu unutmayalım.

Din, seyretmenin, sadece okumanın, yazmanın değil; uygulamanın adıdır. Hatta okuyup bilip de uygulamayanlar için: “koskoca kitap yükü taşıyan eşek” benzetmesi bile yapılır.

Her şeyi devletten beklemek, her haksızlığı Allaha havale etmek için yaratılmadık şüphesiz! Sonucundan değil, ne yaptığımızdan hesaba çekileceğiz.

‘Gayret bizden, takdir Allah’tan’ sözünün yoksa ne anlamı olurdu ki?

Erdal ÇİL

19.04.2020

cerdal48@gmail.com

19 Nisan 2020 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
İYİLİĞİN BULAŞICI GÜCÜ
TAMAM MI?
BU BAYRAM
NASIL KURULURSANIZ ÖYLE DURULURSUNUZ
EMANET MEKTUPLAR
3 MAYIS'TAN 1 MAYIS'LARA
KORONACI
ZAMANE SOKAKLARI
KAMUDA ESNEK ÇALIŞMA VE UYGULAMA BİRLİĞİ
SOSYALMEDYA İMAMLARI
OLMAZ OLSUN BÖYLE HEKİMLİK
ATEŞKES BAHARI
VATAN ONLARA YAR OLSUN
YUNUS'TAN HEYBEME DÜŞENLER
YOLDAKİ ÇUKURLAR
BİZİMKİSİ BİR YOL HİKÂYESİ
DURUMLARI VE KURUMLARI İDARE EDENLER
MOBBİNG FARKINDALIĞI
BİLİYORSUNUZ BU ŞEHRİ SİZ
MONOPOLİ OYUNU
 

WEB TV Tüm videolar
O belde (Ahmet Haşim)
 
Elena Ledda - Pesa
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir