22 Eylül 2019, Pazar Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 
Erdal Çil

Nefret dili

Sabah uğradığım berberin televizyonunda bu sabah ilk kez Fox Tv kanalı değil de Trt Müzik açıktı. Bir ara nağmelere istemeden de olsa eşlik etmiş olacağım ki berberin dikkatini çekmiş ve çalan Türk Sanat Müziği şarkılarını sevip sevmediğimi sormuştu.

Sevmez olur muydum? Popüler Kültürün içimizi dışımızı gürültüye boğduğu, seviyesizliğin diz boyunu geçtik gırtlağımıza kadar dayandığı, küfrün resmi dil, bağırmanın iletişim dili, sloganların milli marş, beylik lafların efelik dili olarak hüküm sürdüğü günümüzde hiç olmazsa az da olsa o sesler; yüreğimize dokunan, kulağımıza ulaşan o nağmeler var.

İyi ki o sözleri söylemişler, o güfteleri yazıp o besteleri yapmışlar! İyi insanlar da yaşamış ve iyi atlar da hep olmuş bu memlekette. Yine de varlar! Yoklar diye kararmayın, içinizi karartmayın.

Sakın: sesleri çıkmıyor da demeyin! Duymuyoruzdur.

Biraz bakmak, görmekle ilgili! Hani marifet, iltifata tabidir meselesi. Siz bağırana, siz küfür edene, siz seviyesizliğe ilgi gösterdikçe onlar büyüyor. Sonra o büyüttüğünüz başınıza büyük dert oluyor başlıyorsunuz işi gücü bırakıp, kapı kapı hekim aramaya. Aslında onlar da sevilmedikleri yerde olamazlar ki!

Biz nasılsak; içimizde ne varsa dışımıza da o taşar anlayacağınız. Onun için sakın, önce dışımızdan başlamak diye bir tabir getirmeye kalkmayın literatüre! Güzele dikin gözünüzü. Güzel konuşun, güzel düşünün, güzele ilgi gösterin, güzeli isteyin. Siz ne istediğinizi bildikçe karşınıza gelecekler de o nispette güzel olacaktır korkmayın. Sakın ümidinizi kesip, çirkine razı olmayın! Pahalı gibi görünse de güzelde ısrar edin. Az alın ama mutlaka güzel alın.

Bu zamanda kötünün bile el yaktığı bir ortamda güzelin de öyle ucuz olmasını falan beklemiyordunuz değil mi?

Benim derdim, verdiğinize - çabanıza değmesi! Çirkine hem verirsiniz hem de pişman olursunuz. Ya da katlanır, alışır, gidersiniz.

Ama güzele öyle mi? Doyamazsınız inanın!

Bir kavuştu mu gözlerinizi kapatsanız bile yeter Bakmaya doyamaz, dinlemekten bıkmazsınız.

Seçim üzeri şimdi nereden çıktı bu güzellemeler deyip de şimdi aklınıza yine çirkin çirkin düşünceler de getirmeyin! Ne güzel çirkin çirkin geçinip gidiyorduk da demeyin!

Dediğim gibi bizde ne varsa dışımıza da o yansır!

Biz nasılsak iktidarımız da aynı, muhalefetimiz de.

Muhalefetimiz mevcut iktidarları hep suçlar. Yok, dış proje, yok hainler, yok sattılar ülkeyi, seviyesizler, diktatörler diye. Hiç değişmezler, dünyanın her yerinde de böyle.

Değişik bir şey söyleyeni de yok. Ne olsa iktidardan bilinir, iktidar suçlanır. Hele bir de bizdeki gibi on yedi yıla varan bir süre iktidardaysan….

Doğu, bizim bölgeyi geçiş için kullanıyor. Bati ise çöp merkezi olarak. Bütün pis, kirli, kendi için tehlikeli bütün oyunlarını hep bu bölgeye süpürüyor.

Rengi ile dini ile soyu ile insanları aşağılamak hep batının imalatı. Üstümüze boca edilenlerden biri de Nefret Dili.

Seviye düşmüşmüş de, devlete bu dil yakışmıyormuş da, seviye çok düşüyormuş da…

Siz yıllardır sanat diye, hür düşünce diye, özgürlük diye bu millete, bu topraklara, bu toprağın emekçilerine incesinden kalınına ağıza alınmayacak hakaretleri, aşağılamaları sıralayın, hatta devletin başında demokratik yolla bulunanlara bile ayar verin sonra da karşınıza bir gün biri çıkıp size iade etmeye kalkıp, kısasa kısas yapınca: “ Vay efendim vay” feryatları.

Aslında hiç fena olmazdı yani demokrasiye azıcık saygınız olsa.

Azınlık lobileri olarak, derin güç odakları olarak halkın iradesine öyle böyle ayarlar çekmeyle uğraşmasanız. Sizin çocuklarınız sanatla, ilimle uğraşıyor diye bu halkın da çocuklarının tercihlerine biraz olsun saygı duysanız.

Ateizm de bir inançtır ve ateist olsanız bile bunu açıkça İslam düşmanlığına çevirmeden siz yolunuza giderken bıraksaydınız da bu halk da kendi inançları gereği yaşasalardı.

Üç tane kız örtülü okula giriyor diye orduyu görevlendirip meşgul etmeseydiniz iyi değil miydi?

Oğullarını askere alıp, şehit beratı, gazi madalyası verirken annelerini örtülü ya da babalarını sakallı diye kışlaların kapılarında iteklemeseniz iyi değil miydi?

Şimdi de millet gereğini yapıyor diye artık kurtulalım ha?

Size çok sabretti bu millet. Efendiliğini de bozmadı hiç. Darbeydi, muhtıraydı, post-modern bildirilerdi hep sizin işiniz.

Siz de efendiliğinizi bozmayın olur mu?

Bu millet gereğini sadece sandıkta yapar. İşin başı saygı! Sevmeseniz bile saygınızı gösterin ki millete, millet de sizden intikamını alacak dile sahip değil de sizi sayacak dili kullanan tercihlerde bulunsun.

Nefret dili ararsanız, 8 Mart’ta, meydanlardaki dile bakın önce. Kendinden, içinde yaşadığı toplumdan bu denli nefret duyanlara kulaklarınızı tıkadığınız sürece bizi anlayamazsınız.

Millette çok nefret oluşturdunuz. Millet de bu dili isteyerek ve severek kullanmıyor. Ama sizdeki bu hınç, bu hırs olduğu sürece onlar da anladığınız dilden cevaplar vermeye hazırlar bilesiniz.

Sizin nefretiniz bitsin, bu dil zaten bu toprakların dili değil.

22 Mart 2019 Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Yazarın Diğer Yazıları
Sezen Zambak Meydanı
Yaz bitiyor
Menteşe bize yeter!
Huzur Sokağı'nın hüznü
Öfkeler şelale!
Öfkesiz yazılar
Öfkeye dikkat
Yine üniversite yine Muğla
Devlet nereye?
15 Temmuz'a bir turnusol
Sath-ı Taarruz
Var mısınız konuşmaya?
Seçim Artı
Gazlı hayat
Manisa'nın sağlığına dair
Postmodern zübüklerin turfanda hasadı!
İzmir vefasız mıdır
İstanbul değil İzmir!
Bekliyoruz
Muzaffer Usta
 

WEB TV Tüm videolar
Cem Yılmaz Fundamentals
 
Hatasız Kul Olmaz-Tarkan
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir