20 Kasım 2017, Pazartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

İzmir'in kızları çirkinleşiyor mu?



 

İzmir'in kızları çirkinleşti ama...
Yazmakta biraz geciktim belki ama konu sürekli gündemde diye düşünüyorum. Bu konunun üzerinde bir süredir düşünüyorum. Meselenin enine boyuna irdelenmesi gerekiyor. Konu kızların bel bölgesindeki kalınlaşma ve yağlanmadan çok daha karmaşık ve toplumsal boyutlu bence.
İzmirli bir estetisyen hanım "İzmir'in kızları çirkinleşiyor" demiş. Hani meşhur İzmir'in güzel kızları efsanesinin artık dibe battığını çünkü; kızların sürekli yediğine içtiğine dikkat etmeyip, selülit üretip, kalça büyüttüğünü ifade etmeye çalışmış. Evet, bence de İzmir'in kızları çirkinleşti ama sebebi yediği yiyecekler değil, dayaktan, töre cinayetlerinden kaynaklanıyor.
İzmir'in göçlerle değişen demografik yapısında meydana gelen değişimler kadınların iç dünyasında da dış görünümünde de önemli bozulmalara yol açtı. Bu belki biraz iddialı oldu ama elimizi vicdanımıza koyalım kim töre cinayetleri, kadına yönelik şiddet gibi can alıcı konular varken bir elinde cımbız, bir elinde ayna umurumda mı dünya moduna girer ki?
Kadına yönelik şiddet, son 5-10 yıldır Türkiye’nin gündemini en çok meşgul eden konuların başında geliyor. İstatistiklere kulak asmasak bile çevremize şöyle bir bakmamız kadına yönelik şiddeti görmek için yeterli olacak.
İstatistiklere göre, aile içi şiddete maruz kalan kadın sayısı her yıl artıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü,  bu konuyla ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, illere göre, ‘Eşim beni dövüyor’, ‘Eşim beni öldürecek’ gibi şikâyetlerle polise başvuranların sayısı yer aldı. Veriler ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girdiği Mart 2012’den bu yana devletten koruma ve sığınma isteyen kadın sayısı çığ gibi artıyor. En dikkat çekici veri ise İzmir’in kadına şiddet karnesi. İzmir’de son sekiz ayda 4 bin 650 kadın, şiddet gördüğü için devletten koruma ve sığınma talep etti. Ankara’da 3 bin 900, İstanbul’da 2 bin 800, Antalya’da bin 350, Adana’da ise 950 kadın, şiddet gördüğü gerekçesiyle şikâyetçi oldu. İzmir mahkemeleri, şiddete uğrayan kadınlardan 800’ünün kocasına evden uzaklaştırma cezası verdi. Öldürülme korkusuyla evden kaçan 100 kadın ise Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından sığınma evlerine yerleştirildi. Sekiz ayda bu rakama ulaşan İzmir, Türkiye’de en çok koruma istenen il oldu.
İzmir'in kızlarını güzelleştiren onlara "Kadın" gibi davranmayı bilen İzmirli babalar, eşler, abiler tüm erkeklerdi, Erkeklerin davranışlarındaki değişim kadının güzelliğini de canını, güvenliğini de silip süpürdü. Hangi kadın bu şartlar altınad güzel olabilir ki?
 Kızların eğitimi
 Kültür, gelenek ve göreneklerdeki bu değişim toplumun genel yapısını da etkiliyor haliyle. Kadınlar, özgür, kendine güvenen ve kendine güvenilen ortamı şiddet yüzünden yitirince artık şarkılara, şiirlere yansıyan topuk tıkırtısı güzelliklerinin yerini şiddetin yarattığı çığlıklar aldı. Kadın İzmir'de öncelikle eğitim hakkını yeterince kullanamıyor. Okula gönderilmeyen kız çocuklarının sayısı çığ gibi büyüyor.
Kız çocukları neden okula gönderilmiyor? Kız öğrencilerin okula gitmeme nedenlerinden bazıları şöyle:
Kültürel yapı içinde din anlayışı (kız çocuklarının okumaması gerektiğini anlayışı),
Kız çocuklarının küçük yaşta nişanlanması ve evlendirilmesi,
Öğrencilerin gerçek yaşı ile nüfus kayıtlarındaki yaşının birbirini tutmaması nedeniyle fiziksel olarak büyük öğrencilerin aileleri tarafından okula gönderilmemesi,
Geleneksel anlayış gereği bazı ailelerin kız çocuklarının bedenen gelişmiş olmaları nedeniyle 6, 7 ve 8. sınıflara devamsızlık yapmaları,
Ailede kız çocuklarına, anneye yardımcı gözü ile bakılması, bu çocukların 10-11 yaşlarından sonra okuldan alınması,
Ailede nüfus fazlalığından dolayı çocuklara gerekli ilginin, değerin verilmemiş olması ve özellikle kız çocukların geleceği ile ilgili kaygı duyulmaması,
Ekonomik zorluklar nedeniyle çocukların çalıştırılması,
Taşımalı merkezlere kız öğrencilerin servisle gönderilmek istenmemesi,
Nikahsız yaşayan ailelerin sayısının fazla olması, bu ailelerin doğan çocuklarını nüfusa kaydettirmemeleri,
Okul ulaşımının velilere getirdiği ekonomik yükün fazla olması,
 Engelli çocukların aileleri tarafından saklanması,
6, 7 ve 8. sınıfı bulunmayan ve en yakın ilköğretim okuluna 2.5 kilometreden daha az mesafedeki birimlerde yaşayan öğrencilerin yaya yürümek istememeleri ve hava şartlarının zorluğu.
Görüldüğü gibi İzmir'in kızları çirkinleşmiyor, çirkinleştiriliyor.

''İzmir'in kızları güzeldir'' biçimindeki yerleşik kanıya karşılık, son dönemde ''artık bu efsanenin sona erdiğine'' dair değerlendirmeler yapıldı.  ''İzmir'in kızları kalça büyütüyor, selülitli'' vs...

Oysa meselenin bir de şaka götürmeyen boyutu var. Haberegeli yazarı Nurhayat Talay, kapsamlı bir araştırmadan yola çıkarak, bu boyutu tüm yönleriyle gözler önüne serdi. İşte Talay'ın yazısı:

 

İzmir'in kızları çirkinleşti ama...

Yazmakta biraz geciktim belki ama konu sürekli gündemde diye düşünüyorum. Bu konunun üzerinde bir süredir düşünüyorum. Meselenin enine boyuna irdelenmesi gerekiyor. Konu kızların bel bölgesindeki kalınlaşma ve yağlanmadan çok daha karmaşık ve toplumsal boyutlu bence.
İzmirli bir estetisyen hanım "İzmir'in kızları çirkinleşiyor" demiş.

Hani meşhur İzmir'in güzel kızları efsanesinin artık dibe battığını çünkü; kızların sürekli yediğine içtiğine dikkat etmeyip, selülit üretip, kalça büyüttüğünü ifade etmeye çalışmış. Evet, bence de İzmir'in kızları çirkinleşti ama sebebi yediği yiyecekler değil, dayaktan, töre cinayetlerinden kaynaklanıyor.
İzmir'in göçlerle değişen demografik yapısında meydana gelen değişimler kadınların iç dünyasında da dış görünümünde de önemli bozulmalara yol açtı. Bu belki biraz iddialı oldu ama elimizi vicdanımıza koyalım kim töre cinayetleri, kadına yönelik şiddet gibi can alıcı konular varken bir elinde cımbız, bir elinde ayna umurumda mı dünya moduna girer ki?
Kadına yönelik şiddet, son 5-10 yıldır Türkiye’nin gündemini en çok meşgul eden konuların başında geliyor. İstatistiklere kulak asmasak bile çevremize şöyle bir bakmamız kadına yönelik şiddeti görmek için yeterli olacak.
İstatistiklere göre, aile içi şiddete maruz kalan kadın sayısı her yıl artıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü,  bu konuyla ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, illere göre, ‘Eşim beni dövüyor’, ‘Eşim beni öldürecek’ gibi şikâyetlerle polise başvuranların sayısı yer aldı.

Veriler ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girdiği Mart 2012’den bu yana devletten koruma ve sığınma isteyen kadın sayısı çığ gibi artıyor.

En dikkat çekici veri ise İzmir’in kadına şiddet karnesi.

İzmir’de son sekiz ayda 4 bin 650 kadın, şiddet gördüğü için devletten koruma ve sığınma talep etti.

Ankara’da 3 bin 900, İstanbul’da 2 bin 800, Antalya’da bin 350, Adana’da ise 950 kadın, şiddet gördüğü gerekçesiyle şikâyetçi oldu.

İzmir mahkemeleri, şiddete uğrayan kadınlardan 800’ünün kocasına evden uzaklaştırma cezası verdi.

Öldürülme korkusuyla evden kaçan 100 kadın ise Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından sığınma evlerine yerleştirildi. Sekiz ayda bu rakama ulaşan İzmir, Türkiye’de en çok koruma istenen il oldu.
İzmir'in kızlarını güzelleştiren onlara "Kadın" gibi davranmayı bilen İzmirli babalar, eşler, abiler tüm erkeklerdi, Erkeklerin davranışlarındaki değişim kadının güzelliğini de canını, güvenliğini de silip süpürdü. Hangi kadın bu şartlar altınad güzel olabilir ki?

 Kızların eğitimi


 Kültür, gelenek ve göreneklerdeki bu değişim toplumun genel yapısını da etkiliyor haliyle. Kadınlar, özgür, kendine güvenen ve kendine güvenilen ortamı şiddet yüzünden yitirince artık şarkılara, şiirlere yansıyan topuk tıkırtısı güzelliklerinin yerini şiddetin yarattığı çığlıklar aldı. Kadın İzmir'de öncelikle eğitim hakkını yeterince kullanamıyor. Okula gönderilmeyen kız çocuklarının sayısı çığ gibi büyüyor.
Kız çocukları neden okula gönderilmiyor? Kız öğrencilerin okula gitmeme nedenlerinden bazıları şöyle:

Kültürel yapı içinde din anlayışı (kız çocuklarının okumaması gerektiğini anlayışı),Kız çocuklarının küçük yaşta nişanlanması ve evlendirilmesi,

Öğrencilerin gerçek yaşı ile nüfus kayıtlarındaki yaşının birbirini tutmaması nedeniyle fiziksel olarak büyük öğrencilerin aileleri tarafından okula gönderilmemesi,

Geleneksel anlayış gereği bazı ailelerin kız çocuklarının bedenen gelişmiş olmaları nedeniyle 6, 7 ve 8. sınıflara devamsızlık yapmaları,

Ailede kız çocuklarına, anneye yardımcı gözü ile bakılması, bu çocukların 10-11 yaşlarından sonra okuldan alınması,

Ailede nüfus fazlalığından dolayı çocuklara gerekli ilginin, değerin verilmemiş olması ve özellikle kız çocukların geleceği ile ilgili kaygı duyulmaması,

Ekonomik zorluklar nedeniyle çocukların çalıştırılması,

Taşımalı merkezlere kız öğrencilerin servisle gönderilmek istenmemesi,

Nikahsız yaşayan ailelerin sayısının fazla olması, bu ailelerin doğan çocuklarını nüfusa kaydettirmemeleri,

Okul ulaşımının velilere getirdiği ekonomik yükün fazla olması, 

Engelli çocukların aileleri tarafından saklanması,

6, 7 ve 8. sınıfı bulunmayan ve en yakın ilköğretim okuluna 2.5 kilometreden daha az mesafedeki birimlerde yaşayan öğrencilerin yaya yürümek istememeleri ve hava şartlarının zorluğu.


Görüldüğü gibi İzmir'in kızları çirkinleşmiyor, çirkinleştiriliyor.

22 Nisan 2013
Etiket; İzmir, Kızlar, Güzel, Çirkin, Araştırma, Yazdır   |   Paylaş

İlgili haberler


2018 model gelinikler
Öğretmenlik hayatımızın tercihi
Gelinliğin hikayesi yazılacak
Kupa Ziraat'ın
Voleybol şöleni başlıyor
Türkiye'nin hayvancılık fuarı başladı
Mega Müze İzmir'i dünya markası yapar
Altınordu'ya mentör
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 1 ) + Yorum Yaz
İzmirli
Kadına şiddete hayır. İzmir'in kızları hep güzel.
 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
Mega Müze İzmir'i dünya markası yapar
Aynı iş için üç ihale mi olur
İZBAN 7 yaşında
Tramvayda bir viraj daha aşılıyor
İzmir Fuarı'nda üç boyutlu yüz tarama
Yeni büfeler beğenildi
Kent Hastanesi'nden kan bağışı
Doğa ve avcılık tutkunları Menemen Gölpark'ta buluşacak
Kaya: Kocaoğlu aymazlık içinde
Kocaoğlu'ndan ilçe belediyesine tepki
Yaşarlı akademisyen Ege'yi temsil ediyor
Başkan 'Bisiklet kenti' diyor ama...
Gayrimenkulcüler eylülü bekliyor
Yüzülebilir körfeze doğru
86. İEF için geri sayım
Okul öncesi eğitimde ücret karmaşası
İZDENİZ grevi bitti
İzmir'de ulaşım krizi büyüyor
Tramvayda yoğun mesai
VIP otogarda ihale zamanı
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir