21 Ekim 2017, Cumartesi Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

LYS'ye gireceklere 13 maddelik yol haritası



Lisans Yerleştirme Sınavları için sayılı günlerin kaldığı bu dönemde stres düzeyleri son noktalara ulaşan adaylar ve aileleri için İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Bölümü, 13 maddeden oluşan yol haritası çizdi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Çetinkaya ile Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nevra Cem Ersoy, tarafından hazırlanan yol haritasında adayların yanı sıra ailelere de büyük iş düştüğü ortaya çıktı. Doç. Dr. Çetinkaya, adayın özellikle aile üyeleri tarafından, sürekli yönlendirilmesinin “akıl verme” bombardımana tutulmasının büyük sakıncalar doğurduğuna dikkat çekerek, en azından son hafta ailelerin adayı rahat bırakmasının önemine vurgu yaptı.

Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Çetinkaya, adayın sınava hazır olmadığını düşünmek yerine, elinden geleni yapacağını düşünmesi gerektiğini belirterek, “Adayın, sınavın kendi bilgi ve beceri düzeyine uygun bir üniversiteye yerleşmesine yardımcı bir süreç olduğunu, böylece başarılı ve etkili olacağı bir eğitimin kapılarının kendisine açılacağını düşünmesi oldukça yararlı olacaktır” dedi.

Beceri ve ilgileri temelinde tercih yapan adayların, başarılı ve mutlu olacakları üniversitelerde kendilerine yer bulabileceklerini ifade eden Doç. Dr. Hakan Çetinkaya, gençlerin doğru tercih yaparak kendilerine en uygun bölümlerde okuyabileceklerini hatırlattı.

Günümüzde birçok üniversitenin aday öğrencilere ücretsiz danışmanlık ve rehberlik hizmeti verdiğine işaret eden Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nevra Cem Ersoy ise “Adaylar, bu üniversitelerle temasa geçerek kendileri için en uygun kariyer planlamasını yapabilir, böylece daha gerçekçi hedefler oluşturarak başarı şansını artırabilir. Böylesi bir farkındalık yaşamaları, öğrencinin sınav kaygısını önemli ölçüde yatıştıracaktır” diye konuştu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Bölümünün LYS Öncesinde Adaylar ve Aileleri İçin Hazırladığı Yol Haritası; Sınav kaygısı sınav performansı üzerinde etkili olabilecek en yaygın psikolojik tepkilerden birisidir. Adayın çok düşük kaygı düzeyine sahip olması, yüksek kaygı düzeyine sahip olması kadar olumsuz bir etkiye sahiptir. İyi bir sınav performansı için ortalama düzeyde bir uyanıklık durumu gereklidir. Sınav kaygısının temelinde ve çözümünde aynı yapıyı görüyoruz: Zihinsel temsillerimiz. Sınavı ve onun sonuçlarını zihnimizde nasıl kurguladığımıza bağlı olarak vücudumuz farklı psikolojik ve fizyolojik tepkiler veriyor. Çoğu zaman korku ve kaygıya ilişkin zihinsel temsillerimiz, bizi korku nesnesinin kendisinden çok daha dramatik bir biçimde etkiler. Kaybetme korkusu, başaramama kaygısı, istediğini elde edememe endişesi, çoğu zaman kaybetmenin, başaramamış ya da istediğini elde edememiş olmanın kendisinden çok daha yıkıcıdır. Bu bakımdan, sınava ilişkin algılarımız, zihinsel temsil ve şemalarımız ve inançlarımız yaşadığımız kaygı düzeyleri için belirleyici olmaktadır.

Sınav kaygısına yol açan etkenlerden birisi öğrencilerin üniversite seçeneklerini çok kısıtlı görmeleridir. Oysa günümüzde öğrencilerimizin çok iyi bir gelecek kurabilecekleri, nitelikli birçok üniversite ve bölüm bulunmaktadır. Seçeneklerin çokluğu öğrencilerimizin istedikleri gibi bir bölümde, istedikleri gibi bir eğitimi alma şanslarını artırmaktadır. Beceri ve ilgileri temelinde tercih yapan öğrencilerimiz başarılı ve mutlu olacakları üniversitelerde kendilerine yer bulabileceklerdir; dolayısıyla öğrencilerimizin doğru tercih yapmak suretiyle kendilerine en uygun bölümlerde okuyabileceklerini unutmamalıdırlar.

Günümüzde birçok üniversite aday öğrencilere ücretsiz danışmanlık ve rehberlik hizmeti vermektedir. Aday öğrencilerimiz bu üniversitelerle temasa geçerek kendileri için en uygun kariyer planlamasını yapabilir, böylece daha gerçekçi hedefler oluşturarak başarı şansını artırabilir. Böylesi bir farkındalık yaşamaları öğrencinin sınav kaygısını önemli ölçüde yatıştıracaktır. Öğrencilerimizin yoğun bir hazırlık evresinden geçtikleri gerçeğinden hareketle, kendilerini sınava hazır hissetmeleri kaygı düzeyleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacaktır.

Öğrenci yapabilecekleri ve yapabileceklerini sınavda rahatlıkla ortaya koyabileceği konusunda kendisine inanmalı ve güvenmelidir. Sürekli olarak yukarı doğru bir karşılaştırma öğrencinin çarpık bir başarı algısı geliştirmesine yol açabilir; yukarı ya da aşağı doğru, ama gerçekçi karşılaştırmalar yapmak sınav kaygısını azaltmada yarar sağlayacaktır. Buna göre mutlaka kendisinden daha yüksek ya da daha düşük performans gösterecek bireylerin olabileceğini, ama esas olanın kendi sınırları dâhilinde en iyisini yapmak olduğunu akılda tutmak gerekmektedir.

Adayın kendi başarısına ilişkin gerçekçi olmayan değerlendirmeleri sınav kaygısı olarak geri dönecektir. Örneğin, herkesin kendisinden daha iyi performans göstereceğine ilişkin bir inanç ya da yetersiz olduğuna dair bir düşünceye sahip olmak sınav kaygısına davetiye çıkarmak olacaktır. Bu bakımdan adayın kendi başarı düzeyine ilişkin gerçekçi, makul ve mantıklı bir öz-değerlendirmeye sahip olması kaygıyı kontrol etmede yararlı olacaktır.

Adayın sınava hazır olmadığını düşünmek yerine, elinden geleni yapacağını düşünmesi, diğerlerinin az çok kendisi kadar bir başarı düzeyine sahip olacağına ilişkin bir farkındalık geliştirmesi; sınavın kendi bilgi ve beceri düzeyine uygun bir üniversiteye yerleşmesine yardımcı bir süreç olduğunu, böylece başarılı ve etkili olacağı bir eğitimin kapılarının kendisine açılacağını düşünmesi oldukça yararlı olacaktır. Sınav kaygısını azaltmanın en iyi yollarından birisi, sınavı büyük bir problem olarak görmek yerine, küçük ve çözülebilir parçalardan oluşmuş bir bütün olarak algılamaktır.

Sınav kaygısıyla baş etmede etkili diğer bir yaklaşım ise, sınavı bir yaşam-kalım sorunu olarak görmek yerine, bunun normal yaşamın bir parçası olarak almaktır. Kaygının bulaşıcı etkilerine ilişkin bilimsel bulgular temelinde, adayın sosyal çevresinin de kaygıyı kontrol etme ve azaltma konusunda etkin rol almaları yerinde olacaktır.

Örneğin, anne-babanın kaygılı olması adayın durumunu daha da güçleştirebilmektedir. Bu bakımdan aile üyelerinin de en azından kendileri adına kaygıyla baş etmek için gerekli çabayı göstermeleri yerinde olacaktır. Adayın sınav öncesindeki bir haftayı dingin bir sosyal ortamda keyif aldığı şeyleri yaparak geçirmesi sınav kaygısını azaltmada yardımcı olacaktır. Böylece sınav süresince dinç ve uyanık kalmak için gerekli enerjiyi toplamış olacaktır.

Sınav öncesinde bazı adaylar yalnız kalmaya ihtiyaç duyabilirler; diğerleri ise, başkalarıyla olmayı tercih edebilirler. Bu ihtiyaçların karşılanması, adayın sınavı almaya kendisini hazır hissetmesi bakımından önemlidir. Adayın özellikle aile üyeleri tarafından, belirli bir biçimde davranmaya ya da düşünmeye yönlendirilmesi, sürekli bir “akıl verme” bombardımanına maruz bırakılması çoğunlukla adayın kaygı düzeyini artırmakta, algısal süreçlerini köreltmekte, şaşkın bir hale getirmektedir. Dolayısıyla, en azından son hafta boyunca ailelerin adayı “rahat bırakması” doğru olacaktır.

13 Haziran 2013
Yazdır   |   Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
Mega Müze İzmir'i dünya markası yapar
Aynı iş için üç ihale mi olur
İZBAN 7 yaşında
Tramvayda bir viraj daha aşılıyor
İzmir Fuarı'nda üç boyutlu yüz tarama
Yeni büfeler beğenildi
Kent Hastanesi'nden kan bağışı
Doğa ve avcılık tutkunları Menemen Gölpark'ta buluşacak
Kaya: Kocaoğlu aymazlık içinde
Kocaoğlu'ndan ilçe belediyesine tepki
Yaşarlı akademisyen Ege'yi temsil ediyor
Başkan 'Bisiklet kenti' diyor ama...
Gayrimenkulcüler eylülü bekliyor
Yüzülebilir körfeze doğru
86. İEF için geri sayım
Okul öncesi eğitimde ücret karmaşası
İZDENİZ grevi bitti
İzmir'de ulaşım krizi büyüyor
Tramvayda yoğun mesai
VIP otogarda ihale zamanı
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Göztepe-Trabzonspor özet
 
Yaza damga vuran düet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir