Anadolu Ajansı fotoğrafı ama özür dileriz

Bugün Gazetesi'nde 30 Kasımda yayımlanan, Başbakan ile Bakan Şahin'in el ele göründüğü  fotoğraf Başbakanın baş danışmanı Yalçın Akdoğan'ın sert tepkisine yol açarken, Bugün'ün cevabı da aynı dozda oldu.

Yeni Şafak gazetesinde Yasin Doğan imzasıyla yazdığı "Kavganın da bir ahlakı vardır" başlıklı köşesinde Akdoğan, gazeteciliğin "tetikçiliğin, belden aşağıya vurmanın, kara propagandanın aleti olduğunu görüyoruz. İnsaf, izan, hakkaniyet, objektiflik hak getire... O kadar gözü dönmüş, o kadar şehvete kapılmış, o kadar kin ve nefretle kendisinden geçmiş bir gazetecilik yapılıyor ki, bırakın hakikatin uçup gitmesini, büyük bir zulüm ve haksızlık ortaya çıkıyor. Çarpıtma, saptırma, cerbeze, iftira habercilikmiş gibi lanse ediliyor. Bediüzzaman hazretlerinin şöyle güzel bir sözü vardır: 'Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umumî-i müşterek-i milletten bîtarafane çıkmalı. Ve matbuat nizamnamesini, vicdanınızdaki hiss-i diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli.'

2004'teki MGK kararlarının basında yer almasından sonra kendisine ve hükümete karşı karalama kampanyası başlatıldığını savunan Akdoğan, "Bugün gazetesinin dershane konusundaki tavrı ve mücadelesi biliniyor. Aynı ahlaki sapma orada da kendisini gösteriyor. Gazete, 30 Kasım'daki birinci sayfasında Başbakan Erdoğan'la Fatma Şahin'in elele tutuşuyorlarmış gibi bir resmini bastı. Aynı fotoğraf bütün gazetelerde vardı ve Başbakan bir grubun elini hava kaldırıyordu. Bugün gazetesi ise resimdeki diğer kişileri kesip Başbakan elele tutuşuyor gibi bir görüntü oluşturuyordu. Bunun adı açıkça belden aşağıya vurmaktır, seviyesizliktir, tefessüh etmektir. Hiçbir çekişme böyle bir saygısızlığa cevaz veremez."

BUGÜN'ÜN CEVABI

Bugün Gazetesi ise  fotoğrafın farklı amaçla kullanıldığını düşünmenin ahlaksızlık olduğunu savunduğunu açıklamasında şunları kaydetti:

“Tabii bir tören fotoğrafını, bu şekilde çarpıtarak kampanya yürütenler ‘dost’ gibi gözüküp Medya Grubumuz’a saldırma kisvesi altında, ‘hastalıklı ruh halleri’ üzerinden hem Sayın Başbakanımız’a hem de muhterem Bakanımız’a hakaret etmekte ve ‘fitne ateşine’ benzin dökmeye çalışmaktadırlar. Gerçekler gün gibi ortadayken, grubumuza yöneltilen örgütlü çarpıtma ve saldırı kabul edilemez. Bu basın özgürlüğüne de aykırıdır.

Bununla beraber, mizanpajın gereği olarak tercih edilen Anadolu Ajansı fotoğrafında maksadı aşma ve muhatapları nezdinde bir kırılma söz konusu ise tamamen masumane bir kullanım söz konusu olmasına rağmen, kendilerinden özür dileriz. Bu vesile ile, medya grubu olarak hükümetimize ve destekleyenlere bir dost çağrısında bulunma mecburiyeti de hasıl oldu; Sizi her alkışlamayan muhalifiniz değil, eleştiren herkes de düşmanınız değildir. Hak arayan herkese ‘fitneci’ demek sorunları çözmez, büyütür.

Şiddete, hakarete varmayan hak arama demokrasilerde en tabii haktır ve meşrudur, arayanlar da mazlum ve masumdurlar. Hiçbir medya kuruluşunun Meclis’ten üstünlük iddiası yok fakat halkı ve Meclis’i bilgilendirme görevleri vardır. Doğru ve özgür medya halkın doğru bilgilendirilmesi ve oyunu bilerek kullanması için şarttır. Bu hak anayasaldır, elinden alınamaz.

Medeni insanlar için galebe çalmak ikna iledir. Zorla, cebren, baskı ile yaptırım uygulanmaz. Devlet idaresinde kişiye göre uygulama ve keyfilik olmaz, devlet kurumları vatandaşına karşı silah olarak kullanılamaz. Aslında medyada ve sosyal mecralarda seviyesizce didişenlere verilecek en güzel cevap sükûttur fakat onların arkasında bu işleri planlayanlara, Celalettin Harzemşah’ın sözleri ile şöyle cevap veririz: ‘Biz işimize bakar, işimizi tam yaparız, netice Allah’tandır.”