Antik Agora'dan Osmanlı seramikleri çıktı

   İzmir’de, çevresindeki binaların kamulaştırılıp yıkılmasıyla alanı genişleyen, kent merkezindeki antik ören yeri Agora’daki yeni kazılarda, Osmanlı döneminden kalma seramik eserlere de rastlandı.

   İzmir'in kent merkezindeki tarihi hazinesi Agora’da kazdıkça yeni eserler gün ışığına çıkıyor. Çevresindeki binaların yıkılmasıyla genişletilen kazı alanında yapılan yeni kazılarda Avrupa ve Anadolu’da üretilen, 17, 18 ve 19’uncu yüzyılda bu bölgede yaşayanların kullandığı seramik tabak ve kaplar ortaya çıktı. Bu konuda uzun yıllardır araştırmalar yapan, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk İslam Sanatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Gök, Osmanlı ve Avrupa seramikleri üzerindeki çalışmaları yürütüyor. Ağustos ayında, yakıcı güneşin altında, toprağı neredeyse parmakları ile kazıyarak araştıramalarını sürdüren Doç. Dr. Gök, 17, 18 ve 19’uncu yüzyıla ait Avrupa ülkelerinden ithal edilen seramiklerin bulunduğunu belirtti.


   Doç. Dr. Gök, yaptığı incelemelere göre, çıkartılan seramiklerin satış amaçlı ya da levanten ailelerin evlerinde kullandığı, Osmanlı döneminden kalma malzemeler olduğunu belirlediklerini söyledi. Doç. Dr. Gök, “17’inci yüzyılda Agora bölgesinde özellikle yabancıların yaşadığını, Türklerin ise Kadifekale eteklerinde oturduklarını, daha sonra sahil kesimine inmeye başladığını görüyoruz. Bu yüzyılın sonlarında bölgede Türklerin yoğunlaştığı, levantenlerin ise daha çok Alsancak ve Karşıyaka tarafında yaşadığını anlıyoruz. Sonuç olarak çıkartılan seramikler ait oldukları dönemde ya şatış amaçlı ya da evlerde kullanılıyor. Şu anda yaptığımız çalışmalarda Osmanlı dönemine ait seramik malzemeler çıkartıyoruz. Agora’da bulunan mozaikli salon ve sol tarafındaki seramiklerin tamamı Osmanlı dönemine ait. Bölgeden ciddi sayıda Osmanlı seramiği çıkıyor” dedi.

   Yapılan kazılarda, görevli arkelogların da desteğini aldığını dile getiren Doç. Dr. Gök, çıkarılan seramiklerin bölgede yaşayan halk, sosyal yaşam, gelir düzeyi ve yaşam standartları hakkında ciddi bilgiler verdiğini ifade etti. Çıkarılan seramikler arasında ilgisini en çok çeken malzemelerin lazımlık ve biberon olduğunu söyleyen Gök, “Seramikte gördüğüm ilk örnekler genelde 19’uncu yüzyıla ait çanak, tabak ve testi idi. Evliya Çelebi 19’uncu yüzyılda bölgeyi gezdiğinde 'Burada 200 tane kahvehane ve 20’yi aşkın meyhane var' demişti. Yapılan kazılarda ortaya çıkan seramikler bunu destekliyor. Bölgede çok sayıda lüle bulduk. Bu sayede buranın bir ticaret bölgesi olduğunu anlayabiliyoruz. Osmanlı döneminden önce yaşayanlardan kalan seramik malzemeler, Osmanlı döneminde de devam ediyor. Ermeni, Türk, Yahudi ailelerin beraber yaşadıklarını görebiliyoruz. Aynı zamanda Anadolu’dan bu bölgeye gelmiş çok önemli seramikler de var. Çanakkale ve Kütahya’dan. Özellikle 18’inci yüzyıl seramik malzemesi çok fazla. Eğer Agora bölgesinde çıkan sermikleri anlamdırırken romantik olursak, Kütahya’dan gelen çok sayıda tabakta kadın figürü olduğunu görebiliriz. 18’inci yüzyılda rastladığımız bu malzemelerin gelin olacak genç kızlara verilen birer hediye olduğunu söyleyebiliriz. Bir tür ritüel gibi” dile konuştu.

Doç. Dr. Gök, İzmir ve Agora’yı ele aldığı bir kitap hazırlığında olduğunu da söyledi.