16 Kasım 2018, Cuma Web TV Foto Galeri Sosyal Medya Mobil Uygulamalar Arşiv
 
 

Türkler kanserden kötüymüş



 

Yayınlandığı ilk bölümündeki Türk karakteriyle dikkati çeken Da Vinci’s Demons isimli dizide Osmanlı ve Türkler yine olayların merkezinde.
Dizinin bu hafta yayınlanan 6’ncı bölümünün büyük bir kısmında Osmanlı, Türkler ve Fatih Sultan Mehmet işlendi. Tarihteki adıyla ‘Kazıklı Voyvoda’ ve ‘Drakula’ olarak bilinen, esir aldığı Osmanlı askerlerini kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle anılan Eflak Voyvodası III. Vlad, Türkler, Osmanlı ve Fatih Sultan Mehmet hakkında söyledikleriyle diziye damgasını vurdu.
Dizinin bu haftaki bölümünde Leonardo Da Vinci, esir tutulan Osmanlı imparatorluğunda görevli bir Habeşli’yi kurtarmak için Voyvoda’yı ziyarete gitti. Da Vinci’yi ormanlık bir alanda karşılayan Kazıklı Voyvoda, daha ilk dakikalardan itibaren Türkler hakkında konuşup nefretini dile getirmeye başlayarak, “Tanrının insanlığın başına açtığı bir sürü sorun vardır; depremler, volkanlar, salgınlar ve kanserler. Ama bunlardan daha kötüsü başımıza Türkleri ve tatarları salmış…” dedi.
Daha sonra Da Vinci’yi sarayına götüren Voyvoda, hemen hemen her diyaloğunda Osmanlı ve Türkler’i kötülemeye devam etti. Dizide, babası tarafından bağlılığı bildirmek ve eğitim alması için Sultan 2’nci Murat’a verilen, eğitimi tamamlandıktan sonra da Voyvoda olması için Eflak- Boğdan’a geri gönderilen Vlad (Kazıklı Voyvoda), Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesinde olduğu tüm dönemde zindanlara atıldığını ve çeşitli işkenceler gördüğünü iddia etti. Dizinin bölüm sonunda ise Leonardo ve 2 arkadaşı, Vlad’ı sarayın penceresinden aşağıya atarak esir tutulan Habeşli’yi kurtardı ancak Vlad’ın ölmemesi dikkati çekti.
İlk bölümündeki Türk karakterinin Müslüman olmaması ve uyuşturucu kullanması nedeniyle tartışma yaratan dizide Türkler ile Osmanlı, ilerleyen bölümlerde de çokça yer tutacağa benziyor.
PEKİ BİLİNEN TARİH NE?
Da Vinci’s Demons isimli dizide Kazıklı Voyvoda karakterinin, Osmanlı İmparatorluğu’nda sürekli zindanlarda tutulduğunu ve işkence gördüğünü iddia etti, ancak bilinen tarih biraz daha farklı. Bilinen tarihe göre babası tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na kız kardeşiyle birlikte gönderilen Vlad, kendisinden bir yaş büyük olan Fatih Sultan Mehmet ile aynı hocalarda eğitim görmüş.
FATİH SULTAN MEHMET İLE VLAD KAN KARDEŞ MİYDİ?
İşte Vlad’ın Osmanlı İmparatorluğu’na verilişi ve Fatih Sultan Mehmet ile olan yakın arkadaşlığının bilinen tarihteki hikayesi:
Romenlerin “Wallachia” olarak andıkları topraklar Sultan 2′nci Murat’ın akınlarının ardından Eflak ve Boğdan adlarıyla Osmanlı’ya bağlanınca, baba Vlad Türklerin o dönemdeki başkenti Bursa’ya ister istemez bağlılığını iletmek zorunda kaldı.
Osmanlıların fetih politikasında, kazanılan yeni topraklara, merkezden o yöreye yabancı yöneticiler atamak pek sıklıkla başvurulan bir yöntem değildi. Devlet, bunun yerine daha akıllıca bir yola başvuruyor ve ele geçirdiği her yeni diyara yine o bölgelerde doğup büyümüş sadık yerel liderler tayin etmeyi tercih ediyordu. Bu doğrultuda Wallachia’nın sözü geçen soylularının geniş bir istihbaratını yaptıran Sultan Murat Han, onlar arasından Vlad Dracul’un adının ön plana çıktığını gördü. Bunun üzerine şovalyenin küçük oğlu ile kızı, bizzat babalarının rızasıyla, yetiştirilmek üzere başkent Edirne’ye getirildi. Ablası sarayda ‘prenses’ statüsünde ağırlanırken, gelecekte Eflak ve Boğdan Voyvodası (Osmanlı’da geniş yetkilerle donatılmış, bir çeşit genel valilik rütbesi) olması planlanan küçük kardeş Vlad da seçkin çocuklara verilen özel bir eğitim programına alındı.
Küçük Vlad, Edirne’yi ve Osmanlı saray hayatını kısa sürede benimsedi. Gelecekte Osmanlı’nın Balkanlardaki uçsuz bucaksız topraklarını kendisi adına sadakatle yönetecek olan bu Romen çocuğunun her açıdan kusursuz bir eğitim almasını isteyen Murat Han, Türkleri sevmesi için çok geçmeden onun yanına bir de arkadaş verdi. Bu kişi, sonradan ‘cihan fatihi’ olarak anılacak olan oğlu Mehmet’ti.
Şehzade Mehmet, kendisinden yalnızca bir yaş küçük olan Romen arkadaşıyla yıllar boyunca omuz omuza çok sıkı bir eğitimden geçti. Birlikte en seçkin hocalardan yabancı dil dersleri aldılar, kılıç kullanmayı, ata binmeyi ve devlet yönetiminin türlü inceliklerini öğrendiler. Zamanla arkadaşlıkları iyice derinleşti. Büyüdüklerinde birbirlerini hiç unutmayacakları ve kanlarının son damlasına kadar destek olacaklarına dair karşılıklı yeminleştiler, ardından da kesik parmaklarını birleştirerek ‘kan kardeşi’ oldular.
 


Yayınlandığı ilk bölümündeki Türk karakteriyle dikkati çeken Da Vinci’s Demons isimli dizide Osmanlı ve Türkler yine olayların merkezinde.
Dizinin bu hafta yayınlanan 6’ncı bölümünün büyük bir kısmında Osmanlı, Türkler ve Fatih Sultan Mehmet işlendi. Tarihteki adıyla ‘Kazıklı Voyvoda’ ve ‘Drakula’ olarak bilinen, esir aldığı Osmanlı askerlerini kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle anılan Eflak Voyvodası III. Vlad, Türkler, Osmanlı ve Fatih Sultan Mehmet hakkında söyledikleriyle diziye damgasını vurdu.
Dizinin bu haftaki bölümünde Leonardo Da Vinci, esir tutulan Osmanlı imparatorluğunda görevli bir Habeşli’yi kurtarmak için Voyvoda’yı ziyarete gitti. Da Vinci’yi ormanlık bir alanda karşılayan Kazıklı Voyvoda, daha ilk dakikalardan itibaren Türkler hakkında konuşup nefretini dile getirmeye başlayarak, “Tanrının insanlığın başına açtığı bir sürü sorun vardır; depremler, volkanlar, salgınlar ve kanserler. Ama bunlardan daha kötüsü başımıza Türkleri ve tatarları salmış…” dedi.
Daha sonra Da Vinci’yi sarayına götüren Voyvoda, hemen hemen her diyaloğunda Osmanlı ve Türkler’i kötülemeye devam etti. Dizide, babası tarafından bağlılığı bildirmek ve eğitim alması için Sultan 2’nci Murat’a verilen, eğitimi tamamlandıktan sonra da Voyvoda olması için Eflak- Boğdan’a geri gönderilen Vlad (Kazıklı Voyvoda), Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesinde olduğu tüm dönemde zindanlara atıldığını ve çeşitli işkenceler gördüğünü iddia etti. Dizinin bölüm sonunda ise Leonardo ve 2 arkadaşı, Vlad’ı sarayın penceresinden aşağıya atarak esir tutulan Habeşli’yi kurtardı ancak Vlad’ın ölmemesi dikkati çekti.
İlk bölümündeki Türk karakterinin Müslüman olmaması ve uyuşturucu kullanması nedeniyle tartışma yaratan dizide Türkler ile Osmanlı, ilerleyen bölümlerde de çokça yer tutacağa benziyor.
PEKİ BİLİNEN TARİH NE?
Da Vinci’s Demons isimli dizide Kazıklı Voyvoda karakterinin, Osmanlı İmparatorluğu’nda sürekli zindanlarda tutulduğunu ve işkence gördüğünü iddia etti, ancak bilinen tarih biraz daha farklı. Bilinen tarihe göre babası tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na kız kardeşiyle birlikte gönderilen Vlad, kendisinden bir yaş büyük olan Fatih Sultan Mehmet ile aynı hocalarda eğitim görmüş.
FATİH SULTAN MEHMET İLE VLAD KAN KARDEŞ MİYDİ?
İşte Vlad’ın Osmanlı İmparatorluğu’na verilişi ve Fatih Sultan Mehmet ile olan yakın arkadaşlığının bilinen tarihteki hikayesi:
Romenlerin “Wallachia” olarak andıkları topraklar Sultan 2′nci Murat’ın akınlarının ardından Eflak ve Boğdan adlarıyla Osmanlı’ya bağlanınca, baba Vlad Türklerin o dönemdeki başkenti Bursa’ya ister istemez bağlılığını iletmek zorunda kaldı.
Osmanlıların fetih politikasında, kazanılan yeni topraklara, merkezden o yöreye yabancı yöneticiler atamak pek sıklıkla başvurulan bir yöntem değildi. Devlet, bunun yerine daha akıllıca bir yola başvuruyor ve ele geçirdiği her yeni diyara yine o bölgelerde doğup büyümüş sadık yerel liderler tayin etmeyi tercih ediyordu. Bu doğrultuda Wallachia’nın sözü geçen soylularının geniş bir istihbaratını yaptıran Sultan Murat Han, onlar arasından Vlad Dracul’un adının ön plana çıktığını gördü. Bunun üzerine şovalyenin küçük oğlu ile kızı, bizzat babalarının rızasıyla, yetiştirilmek üzere başkent Edirne’ye getirildi. Ablası sarayda ‘prenses’ statüsünde ağırlanırken, gelecekte Eflak ve Boğdan Voyvodası (Osmanlı’da geniş yetkilerle donatılmış, bir çeşit genel valilik rütbesi) olması planlanan küçük kardeş Vlad da seçkin çocuklara verilen özel bir eğitim programına alındı.
Küçük Vlad, Edirne’yi ve Osmanlı saray hayatını kısa sürede benimsedi. Gelecekte Osmanlı’nın Balkanlardaki uçsuz bucaksız topraklarını kendisi adına sadakatle yönetecek olan bu Romen çocuğunun her açıdan kusursuz bir eğitim almasını isteyen Murat Han, Türkleri sevmesi için çok geçmeden onun yanına bir de arkadaş verdi. Bu kişi, sonradan ‘cihan fatihi’ olarak anılacak olan oğlu Mehmet’ti.
Şehzade Mehmet, kendisinden yalnızca bir yaş küçük olan Romen arkadaşıyla yıllar boyunca omuz omuza çok sıkı bir eğitimden geçti. Birlikte en seçkin hocalardan yabancı dil dersleri aldılar, kılıç kullanmayı, ata binmeyi ve devlet yönetiminin türlü inceliklerini öğrendiler. Zamanla arkadaşlıkları iyice derinleşti. Büyüdüklerinde birbirlerini hiç unutmayacakları ve kanlarının son damlasına kadar destek olacaklarına dair karşılıklı yeminleştiler, ardından da kesik parmaklarını birleştirerek ‘kan kardeşi’ oldular.

 

 

21 Mayıs 2013
Etiket; Da Vinci Yazdır   |   Paylaş
 
Bu yazı için yapılan yorumlar ( 0 ) + Yorum Yaz

Yorum bulunamadı !..

 
facebook.com/HaberEgeli
 
Diğer Haberler
ABD'li kızın Türkiye sevgisi
Mektuptan belgesel çıktı
Şiddet tüm canlılar için hak ihlalidir
Reklamlarda gizli şiddet var
Aşkın bilimsel tarifi
Onlar için 1 gün 1 öğün
Aşkın hamurunda genetik var
İzmir uzlaştırıyor
İste gelsin bin gitsin
Antibiyotik yerine turşu
2018 model gelinikler
Gelinliğin hikayesi yazılacak
Gerçek bir destan
İzmir Fuarı'nda üç boyutlu yüz tarama
Benim devletim çok büyük
Fuar güzelleri görücüye çıktı
Pınar İEF'de çocuklarla buluşacak
İzmir'de Yeşilay-Milli Eğitim işbirliği
Ruj sahnesi kızdırdı
Fay hatlarına hendek açılacak
 
+ Çok okunan haberler

WEB TV Tüm videolar
Cem Yılmaz
 
Göztepe-Trabzonspor özet
 
 
FOTO GALERİ Tüm galeriler
 
 
 
? Anket
 
   
Kent Haberleri Spor Politika Ekonomi Yazarlar Sağlık Eğitim Asayiş Kültür Sanat Yaşam Dünya Magazin
facebook.com/haberegeli twitter.com/haberegeli Google+   Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Künye
Sitene Ekle
İletişim

© Copyrigth 2013 haberegeli.com tüm hakları saklıdır
  Sitemiz abonesidir